Çevre bilinci ile geliştirilen daha fazla proje ile yeni yöntemler geliştirilmesi ve doğal çevrenin tahrip olmaktan kurtulması için daha fazla çalışma yapılması gerekmektedir. Özellikle Z kuşağı ve gelecek olan Alfa kuşağı çevresel okuryazar bireyler olarak donatılmalıdır. Geleceğin doğayla barışık inşasının bağlı olduğu durumlardan biri de budur. Bu sebeple projemizde katılımcılara doğayı koruma ve doğaya uyumlu yaşam bilinci kazandırılması amaçlanmaktadır.

Doğanın çok yönlü incelenmesi açısından bir “laboratuvar” olarak görülen “manzara ve doğal yaşam alanları” önemli bir kaynaktır. Türkiye’nin en önemli manzara ve doğal yaşam kaynaklarını içeren Ağrı Dağı ve yakın çevresinin; bir yandan bozulmamış doğal alanları, ilginç jeolojik ve jeomorfolojik oluşumları, yabani bitki ve hayvanları diğer yandan da yerel kültürel değerleri barındıran yapısıyla inceleme, görme-öğrenme, eğitim, koruma gibi çok amaçlı çalışmalar konusunda zengin bir “kaynak değeri” bulunmaktadır. Ağrı Dağı ve çevresi, bu yönüyle proje amaçlarımızın gerçekleşmesi için uygun alanlar barındırmaktadır. Katılımcıların henüz fazlasıyla el değmemiş bu alanlarda doğa gözlemi yapmaları ve doğanın işleyişini anlamaları için alanın şartları proje amaçlarımızla uyuşmaktadır.

 Katılımcıların çevreye duyarlı hale gelmeleri, doğadan zevk almaları ve doğanın korunmasına katkıda bulunmalarının yolu da katılımcılara; alanında uzman eğitmenlerin ve saha bilgisine sahip rehberlerin eşliğinde çeşitli etkileşimli faaliyetlerle doğayı çok yönlü bakış açısıyla incelemekten geçmektedir. Amaçlarımızdan biri de projemizle katılımcılara bu olanakları sunmaktır.

Ağrı Dağı ve yakın çevresinde yapılacak eğitim etkinlikleri ile öğrencilerin çevresel okuryazar olma bilinçleri artırılacaktır.  Böylelikle çevreyi tüketen değil çevre ile üreten bilimsel bir bakış açısıyla çevre ile uyumlu uygun yaşam alanları yaratan bir nesle katkı yapılacaktır. Bu tür üretim ve tüketim biçimlerini kavrayan katılımcıların kendi hayatlarına uygulayacakları doğacı yaşama ve düşünme biçimleri toplumda çevreci üretim yapabilen bir nesil ihtiyacını karşılayacaktır. Projemizin amaçları, uygulamaları ve katılımcılarda artırmayı hedeflediği bilinç düzeyleri ile bekleyen küresel felaketlere, yeni yüzyılın yaşam ihtiyaçlarına karşılık vermeyi hedeflemektedir. Gençlere çevre bilinci kazandırılarak doğal kaynakların gelecek kuşaklara ulaştırılmasının önemi kavratılacaktır. Aynı zamanda bu durum toplumun çevre bilinci alanındaki açığını kapatılmasında da etkili olacaktır.

Gençlerin doğa ile ilişkilerini güçlendirerek ülke coğrafyasını zengin flora, fauna, jeolojik, yaban hayatı bitki kaynaklarının farkında olup bu kaynakları bilimle içi içe yeni çalışmalar üretmeleri bu açıdan oldukça önemlidir. Günümüzde dikey mimarinin engereğine sıkışmış z kuşağının yaratıcılık ve bilimsel veri üretme kapasitelerinin; Ağrı Dağı Bölgesi’nin zengin, el değmemiş coğrafyasının temelinde ortaya çıkarılmasının amaçlanması hem çevreye hem de insani sorunlara çözüm üretecek olması açısından önem taşımaktadır. Öğrencileri kalıplaşmış eğitim ortamlarından ve yöntemlerinden sıyırarak doğa ile içi içe ortamlara taşıyarak yaratıcılıklarının artırılması hedeflenmektedir. Onların meraklarını körükleyerek sağlanacak öğrenme süreçleri ile doğaya duyarlı olmalarının amaçlanması ise genç beyinlerin inşa edecekleri gelecekte çevre okuryazarlılık damgasının olması yönünden önemlidir.

Ayrıca projemizle Türkiye’nin farklı illerindeki üniversitelerden öğrenim gören katılımcıların

- entelektüel meraklarının sistematik ve disipline edilmiş bir mecraya girmeleri,

- toplum problemlerinin çözümünde çevre okuryazarlılık durumundan daha fazla yararlanmaları,

- kamu politikalarının geliştirecek olmaları durumlarında çevreci yaklaşım sergilemeleri,

- doğayla uyumlu (kuş gözlemciliği ve doğa fotoğraflığı vb.) ekoturizm türlerini bilip bu duruma göre turizme katkı sağlamaları

- aldıkları doğa eğitimleriyle kişisel gelişimlerine ve doğal yaşam içerisinde sosyalleşmelerine katkı sağlanması,

- doğal yaşam kaynaklarını “milli varlıklarımızın” ayrılmaz bir parçası olduğunu ve kaynakların korunmasının gerekliliğini kavraması

- özelde yerel çevre çalışmalarında genelde ulusal ve uluslararası çevre çalışmalarında çevreci anlayışlara özgü teorik çalışmaları yapabilmeleri,

- çevre kirliliğinin farkında olmaları ve bu soruna yönelik çevreci çözümler üretmeleri,

- farklı disiplinlerle yapılacak çalışmalarla fikir dünyalarının zenginleşmesi

- küresel ve ulusal sorunlar hakkında dengeli yargılara varmalarının kolaylaşması da amaçlanmaktadır.

Tüm bu amaçlar toplumumuzda eksik olan çevresel bilincin oluşması ve çevreci yaşama uygulamalarını benimseme ihtiyacını karşılayacaktır. Projemiz tüm bu içerik ve amaç başlıkları ile tahrip edilen doğa ve iklim sorunlarına çözümler sunabileceği için önem arz etmektedir. Katılımcılar bilimsel teorilerin yansımalarını doğal ortamlarda gözlemleyeceği için sunulan eğitim ve uygulama fırsatları vizyon ve eğitim reformu çalışmaları için de önemlidir.

Sonuçta; öğrencilerden öğrenim süreçleri devam ederken kendi çevrelerini ve doğal yaşamı gözlemlemede her fırsattan yararlanmaları, sürekli bir şekilde mekânla iletişim halinde olmaları ve çevre okuryazarı olmuş bireyler olarak sorunlara ve çözümlerine bu bakış açısı ile katkı sağlayacak olmaları beklenmektedir. Bu beklenti toplumun ihtiyaçlarının karşılanmasında ve projemizin amaçlarına uygunluğunu ortaya koyması açısından önemlidir.